 |
|

2003©dengekurdistan |
|
| KÜRDİSTAN KOMÜNİST PARTİSİ (KKP)AVRUPA KONFERANSI SONUÇ BİLDİRİSİ 2007 |
KÜRDİSTAN KOMÜNİST PARTİSİ (KKP) AVRUPA KONFERANSI SONUÇ BİLDİRİSİ Yoldaşlar partimiz KKP Avrupa örgütünün 12. olağan konferansı Haziran 2007’de toplandı. Ağırlıklı olarak Almanya, Fransa, İsviçre ve Danimarka’daki delege yoldaşların katılım sağladığı konferansımıza, diğer ülkelerdeki delege yoldaşlar ellerinde olmayan nedenlerden dolayı katılamadılar. Buna rağmen konferansa olan ilgi ve katılım oldukça görkemli ve çoşkuluydu. Konferans partimizin, Kürdistan ve tüm dünya devrim şehitleri adına yapılan bir dakkiklık saygı duruşundan sonra, açılış konuşmasyla ve katılımcılara verilen sunumun ardından divan seçimi yapılarak başlandı. KKP Avrupa örgütünün hazırlamış olduğu gündem divan tarafından delege yoldaşlara sunuldu ve alınan onayın ardından tartışmalara geçildi. Avrupa konferansının üzerinde durduğu ve öne çıkan belli başlı temel sorunlar şunlardır; 1. Dünya’da, bölgemizde ve ülkemizdeki son siyasal gelişmeler. 2. Mevcut örgütsel sorunlarımız ve yeni yönelişler. 3. Önümüzdeki süreçte politik-pratik mücadelede esas alınması gereken belli başlı temel çizgiler. 4. Parti kaynaklar ve mali disiplinin yaratılması. Kabul edilen gündem ışığında konferansımız şu sonuçlara vardı; Reel sosyalizmin çözülmesinin ardından, iki kutuplu dünya yerini tek kutuplu emperyalist metrepol merkezlerin kendi arasındaki çıkar ve çatışmalara bıraktı. Bu doğrultuda dünyada yeni bir üçüncü paylaşım savaşı yaşanıyor. Özellikle Avrasya stratejisi doğrultusunda, yeni enerji koridorlarını ele geçirmek için, ABD ve Rusya’nın başını çektiği rekabet ve buna paralel AB gibi emperyalist güç odaklarının kendi aralarındaki rekabetler, her gecen gün çeşitli gerilimlere dönüşerek irili ufaklı çatışma ve savaşlara dönüşmektedir. Ülemizde ve bölgemizdeki ekonomik, siyasal bunalımların köklerinin içeride olduğu kadar, aynı zamanda bu emperyalist paylaşım ve rekabetin bir ürünü olarak da kendisini açığa vurduğunu son yaşanan siyasal gelişmelerle daha somut görüyoruz. Ülkemizdeki ve bölgemizdeki gerici devlet ve yöntemlerin, emperyalist güç odaklarıyla karşılıklı çıkarlar doğrultusunda ırkçılığı ve şovenizmi bilinçli olarak tırmandırarak, bölge kardeş halklarını biribirine kırdırma politikasını sürdürmektedirler. İçinde geçtiğimiz süreçte özellikle faşist Türk devletinin, Kürt halkına karşı geçmişte olduğu gibi bugünde ret ve inkar politikasını devam ettirerek, aynı zamanda açıkça Kürtleri birincil düşman ve tehdit olarak göstermesi ve bu doğrultuda milliyetçilik kışkırtmalarıyla olası bir Kürt-Türk çatışmasının zeminlerini hazırlamaktadırlar. İran, Suriye ve Irak açısından durum bundan faklı değil. Emperyalist ve gerici bölge devletlerinin ırkçı ve şoven politikaları sonucu Kürt halkının bölge kardeş halklarıyla çatışma zemini güçlendiriliyor. Potansiyel olarak muazzam imkan ve olanaklara sahip Kürdistan ulusal özgürlük hareketi, kendisinin ve bölgedeki işçi-emekçi kardeş halkların çıkarları doğrultusunda, bu emekçi halk kitlelerinin ve onların öncülerinin desteğiyle devrimci, ilerici kanallara aktarılmalıdır. Bu doğrultuda partimiz KKP halkımızı ve bölge kardeş emekçi halkları egemen güçlerin milli yarar siyasetine karşı, halkların özgür birliğini ve kaynaşmasını esas alan bir doğrultuda devrimci pratik-politik mücadelle bayrağını birlikte yükseltmeye çağırıyor. Türkiye gerici rejimi kritik bir noktaya geldi. Bu tespit bizzat rejimin en yetkili ağızları tarafından açıkça dillendiriliyor. Sermaye, ordu ve burjuva siyasi parti temsilcileri, gerici rejimin bekası için kenetlenmiş durumdalar. Açık tehdit ve düşman olarak Kürt halkınının özgürlük mücadellesi gösteriliyor. Bu mücadelleyi boğmak için her türlü iğrenç yöntemler kullanılıyor. Son süreçte Türk milliyetçiliği her yönüyle alabildiğine tırmandırılarak, toplumsal yaşamın her alanına, her kesmine taşınıyor. Öyle ki Türkiye solunda belli bir kesim ulusalcı-sol olarak milliyetçileşip geriçileşiyor. Özellikle bu süreçte Türkiyede tutarlı bir sol-sosyal demokrat harekete ihtiyaç var. Türk ve Kürt halkının devrimci, ilerici demokratik cephesini geliştirmek ilerletmek çok önemli. Bundan dolayı önümüzdeki yapılacak seçimlerden sonra KKP olarak; Kürdistan’a özgürlük, Türkiye’ye demokrasi şiarını öne çıkartarak, ilerici, yurtsever, devrimci, demokrat sol-sosyalist bağımsız adayları destekleyip, faşıst milliyetçiliğe karşı özgürlük ve sosyalizm bayrağını yükseltmeliyiz. Tüm dünya komünist hareketinin olduğu gibi bizimde en önemli sorunlarımızın başında gelen örgüt ve örgütlenme meselesidir. Adeta büyük yenilgi yıllarının içinden geçiyoruz.bu olumsuz süreçte ne kadar az zayiat verirsek geleceği kurma konusunda o kadar avantajlı oluruz. Yaşadığımız örgütsel kriz ve açmazlar sadece bize özgü bir durum değil. Yukarda belirttiğimiz gibi dünya komünist hareketinin yüz yüze olduğu bir durum ve bizde o bütünün bir parçasıyız. Yaşadığımız örgütsel kriz ve gerilemenin teorik arka planını kavramamız gerekiyor. Bu yapılmadan öznel ve nesnel nedenleri anlamak ve sonuçlar çıkarmak oldukça zor. Değişen dönüşen dünyanın sorunlarını anlayıp kavramak ve bu doğrultuda devrimci çözümler üretmek, devrimcilik ve geleceği kurmak açısından önemlidir. Öyle ki; kuru ajitasyon ve propagandayla, ahbap-çavuş, kafa-kol ilişkisiyle büyüyüp gelişmeyi değil, yaşamı bir bütün olarak düşünüp, bilimsel çıkarsamalarla politika yapmamız gerekiyor. Bu doğrultuda öğretmenlerden öğrenmeye ihtiyacı var, yaklaşımı esas alarak bol bol okumalıyız. Partinin ve mücadellenin niteliğini geliştirmek buna bağlı. Halkın öğretmeni olan örgüt mühedislerinin de, halktan öğreneceği şeyler var, bilinciyle davranmamız gerekiyor. Toplumun öncülüğüne soyunmuş devrimci kadroların toplum içerisindeki tutum ve davranışları oldukça önemlidir. Bu konuda Kürdistan’da sosyalizm mücadellesine gönül veren devrimci kadrolar büyük bir görev ve hassasiyetle yüz yüzedirler. Parti olarak uzun zamandır pratik-politik faaliyetlerden koptuk. Daha çok ideolojik teorik sorunlarla uğraştık. Önümüzdeki süreçte ağırlıklı olarak pratik faaliyetlere yönümüzü dönerek, gelişmelere karşı tutum almak, Newroz, 1 Mayıs, 6 Mayıs, 13 Mart, Halepçe .... vb özel günlerde pratik aktiviteyi tırmandırarak, partimizin temel şiarlarını amblem ve sembollerimzi öne çıkartacağız. Kapitalizm gelmiş olduğu aşama itibaı ile bir dünya sistemi durumunda. Sistemin gelmiş olduğu bu aşama, kendisinin tarihsel fiziksel sınırları oldugu gibi, aynı zamanda tüm toplumsal yapıyıda tepeden tırnağa bir bütün olarak kurumlarıyla, tek tek bireyleriyle krize sürükleyip toplumsal çözülmeyi ve dejenerasyonu tırmandırıyor. Ulus devletten siyasal partilere, sendikalardan sivil toplum kuruluşlarına, çekirdek aileden bireye kadar bir çözülme ve etkisizleşme söz konusudur. Bu denli büyük ve kapsamlı sorunlarla yüz yüzeyiz. Bu ve benzeri caplı sorunların üstesinden gelmek her yönüyle güçlü bir Komünist partiyi yaratmaktan geçiyor.bunun için bütün yoldaşları, sempatizanları, kadroları dostları KKP ve onun kavgasına omuz vermeye çağırıyoruz. Konferansımızın üzerinde durduğu önemli diğer bir sorun Avrupa’daki göçmenler olgusudur. Bilindiği gibi göçmenlik siyasal, ekonomik ve sosyal kaynaklı uluslararası boyutu olan ve her geçen gün tırmanarak gelişen bir sorun teşkil ediyor. Ve son yıllarda bu durumla ilgili Avrupa’da milliyetçilik bilinçli olarak egemen güçler tarafından geliştiriliyor. Göçmenler yaşamın her alanında, dışlanıp horlanıyor. Saldırılara ve hakaretlere maruz kalıyor. Kısacası göçmenlikten kaynaklanan yığınla sorun yaşıyoruz. Biz kendimizi önemseyip kendimize değer vermediğimiz sürece, onlar bizi önemseyip değer vermeyeceklerdir. Onları anlamak ve kendimizi onlara anlatmak için çeşitli girişimlerde, faaliyetlerde bulunmamız gerekiyor. Bu belirlemeden hareket ederek, Avrupa’da hedef gözeten bilinçli faaliyetlere ağırlık vermeliyiz. Bu alanda yapılması gerek bir sürü iş var. Avrupa’daki ilerici, devrimci, demokrat çevrelerin konuyla ilgili çalişmalarına bizzat örğütlü olarak destek vermek ve bu alanda ortak faaliyet-kampanyalar örğütleyerek, bulunduğumuz ülkenin devrimci sınıf hareketleriyle bütünleşmeliyiz. Konferansımız içinden geçtiğimiz örğütsel, politik, sürecin tüm olumsuzluklarına rağmen devrimci ırade ve komünist kararlılığın inancıyla yılmadan mücadelleyi sürdüreceğine dair önemli bir ışık tuttu. Yılların eskitip geriletemediği, nice badireler atlatmış, düşmana her dönem ve süreçte onurluca direnip mücadelle bayrağını yükselten, eski tüfek yaşlı yoldaşlarımızın dün olduğu gibi bugünde partimiz KKP’ye olan güven ve bağlılıkları bunun somut göstergesidir. Partimiz yaşlı yoldaşların emek ve fedakarlıklarıyla bu günlere gelirken, yarınlara yürümesi için yeni kuşak genç dinamik Komünist kadroları da arkalamalıdır. Yani geçmiş bugün ve yarının sentezinde oluşan bir parti yapısını kısa zamanda yaratmalıyız. Bu konuda bütün yoldaşlar özellikle sorumlu davranmalıdır. Konferansımız, yukarıda belirlemiş olduğumuz tespitlerin ışığında, tüm parti yapısını emperyalizme, kapitalizme, faşizme ve her türlü gericiliğe karşı soszalizm bayrağını yükseltmeye çağırıyoruz.
YAŞASIN PARTİMİZ KKP BIJi AZADİ BIJİ SOSYALİZM KAHROLSUN EMPERYALİZM KAHROLSUN FAŞİZM
KKP AVRUPA KOMİTESİ HAZİRAN 2007
|
|