 |
|

2003©dengekurdistan |
|
| IRKÇI FAŞİST ŞÖVENİST SALDIRGANLIĞA HAYIR… |
Türkiye ırkçı ve şoven rejimi Kürt sorununda hem içerden hem de dışarıdan gelen çözüm basıncı altında sıkışıyor. TC bu basınç altında giderek nefes alamaz hale geliyor. Ve saldırganlaşıyor. Genel Kurmay’ın telkinleriyle ‘’Cumhuriyet mitingleri’’ ile başlatılan ve ‘’Teröre lanet’’ gösterileriyle aylardır uygulanmakta olan oyunların sonuna gelindi. Devlet; ordusu , siyasal partileri, faşist çetelerle, resmi sivil tüm kurumları ile sokağa dökülüp, kelle avcılığına çıkmıştır. Radyo ve TV kanallarıyla, apoletli basınla tam bir savaşta olan bir devlet görüntüsü verip, kin ve nefret tohumları ekerek Kürde “ölüm” diye haykırıyorlar. Kürt halkına, ilerici devrimci güçlere öfke kusanlar, ilkokul çocuklarının eline bayrak vererek sokaklara taşıyacak kadar acizleşmiş ve telaş içindeler. Bu şoven, milliyetçi dalga; haklının, doğrunun ve güçlünün değil, haksızın, inkarcının, zayıf olanın hırçınlığıdır. T.C. devleti şunu çok iyi bilmelidir. Bu öfkenin ve hırçınlığın bu savaş senaryolarının sonuçları, sebeplerinden daha ağır olacaktır. İşçiler, emekçiler, Aydınlar, yurtsever demokrat Kürt ve Türk halkı, devrimciler, sosyalistler… Türkiye rejimi; içerideki Kürt sorunu’nu “dışarıda” çözmeyeceğini çok iyi biliyor. Buna rağmen bunu bahane ederek, bir avuç tekelcinin çıkarları için Ortadoğu’da rol almaya soyunuyor. Bunu yaparken devrimci muhalefeti ve işçi emekçi halkın daha iyi yaşam mücadelesini bastırma planları yapıyor. Bu şoven dalga ve onu hazırlayanlar lanetlenmeyi bin kez hak ediyorlar! Kahrolsun şovenizm, kahrolsun faşizm demek hiç bir dönem bu kadar anlamlı bir içerik kazanmamıştır. Türkiye rejimini; Kürt/ Kürdistan sorununda akıl ve siyaset değil daima korku ile kin yönlendirmiştir. TC dün Kürdün “ Kürdüm” demesinden sonra Kürdün ulusal hak talebinden, bugün ise Kürdün devletleşmesinden korkuyor. Türkiye rejimi; Kürt Federe Devletinin varlığından; Kerkük’ün referandumla Kürt yönetimine katılmasından korkuyor. Türkiye rejiminin; sorunu sadece kandil’le sınırlı değildir. Sınırın öbür yakasında ‘’ilkel aşiretler’’ diye muhatap almadığı; Kürt Federe Devletinin bünyesindeki Türkmen, Asuri ve diğer azınlık halklarının varlığı ve ulusal haklarının anayasal güvenceye alınmasından korkuyor. Bunun Türkiye’nin sınırları içindeki ezilen, horlanan, aşağılanan ve yok sayılan ötelenen halklar için referans olmasından korkuyor. Kısacası Türkiye rejimi; Demokrasiden, özgürlükten, halkların kardeşliğinden korkuyor. Emekçi Kürdistan HalklarıABD emperyalizmi, çıkarları gereği son yıllarda aynı anda hem Türk devletinin hem de Güneyli Kürtler esas olmak üzere Kürtlerin elini tutarak siyaset yapıyor. Emperyalizm tarih boyunca özgürlük mücadelesi veren tüm halkların düşmanı olmuştur bugün de öyledir. Çıkarları gereği Güneyli ulusal hareketle olan ilişkisi ABD’nin bu niteliğini değiştirmez. Güney Kürdistan önderleri Mesut Barzani ve Celal Talabani’nin bunu bilerek oyuna gelmeyeceklerine inanıyor ve kendilerine KKP olarak çağrıda bulunuyoruz: “ Artık Kürt Kürde kurşun sıkmayacak” tespitine sadık kalınmalıdır. Dün olduğu gibi bugün de, başta ABD ve emperyalistler lanetlenmeli, güvenilmemelidir.ABD’nin bu oyununu bozmak ve TC devletinin Kürt sorununda izlediği şoven, ırkçı, saldırgan siyaseti durdurmak için gün, Kürt ulusal güçleri ile dayanışma günüdür! Gün, Güney Kürdistan’a dönük muhtemel bir saldırıya karşı Güneyi sahiplenip savunma günüdür. Gün, Kürt ulusal hareketi ile Türkiye ve bölge ilerici, devrimci güçlerinin sömürgecilere, işgalcilere karşı birlikte mücadele günüdür. Gün, Kürdistan ulusal demokratik güçlerinin birliğinin sağlanması yönünde TEV-KURD ile atılan adımın mücadele içerisinde geliştirilip büyütülmesi günüdür.
Kahrolsun şovenizm Yaşasın halkların kardeşliği ve özgür birliği Yaşasın sosyalizm KKP AVRUPA KOMİTESİ 26.10.2007 |
|