Kurdi Türkçe Deutsch English Français
4KKP     4Kurdistan     4Ortadogu     4Dünya    

2003©dengekurdistan

Avrupa Komıtesı Çalışma Programı ve Ana Hatları
AVRUPA KOMİTESİ
ÇALIŞMA PROGRAMI ANA HATLARI


1- Komitemiz Parti üye, aday üye ve taraftarlarını öncelikli olarak Konferans ve yeni yönetimin yönelişleri hakkında bilgilendirecektir. (Elinizdeki bu metinlerin amacı budur.)

2- Komitemiz kendi çalışma düzenini oluşturup oturttuktan sonra Avrupa’da geniş bir tarama yapacaktır. Tüm üye, aday üye ve taraftarlarla yüzyüze görüşmeler yapılacaktır. Yüzyüze görüşmelerin olanaksız olması ya da ertelenme zorunluluğu doğması durumlarında geçici önlem olarak telefon, mektup, e-mail, internet gibi araçlarla yetinilecektir.

3- Görüşme ve taramanın amacı; daha canlı bir politik aktivitenin hangi yol ve yöntemlerle sağlanabileceğidir. Canlı bir politik faaliyetin düzenli işleyen bir örgütlülükle olanaklı olacağını her yoldaşımız bilir. Yine her yoldaşımız bilir ki, politik ve örgütsel görev ve sorumlulukların asgari düzeyde de olsa yerine getirilebilmesi için ideolojik, politik ve örgütsel ilkeler konularında da asgari düzeyde kafaların net olması gerekir. Biz sözünü ettiğimiz tarama süreci içerisinde, varsa bu tür netsizlikleri gidermeye çalışacağız. Biz, bu 3. şıkta belirttiğimiz temel konularda çok fazla sıkıntıyla karşılaşmayacağımız inancındayiz. Yoldaşlarımızın da bize yardımcı olacaklarını biliyoruz.
Ancak, pratik politikada, genel politik yönelişlerimizin Avrupa ve tek tek ülkeler özgülüne uyarlanmasında, örgütlenmenin özgünlükle bütünleştirilmesinde ciddi sorunlarımızın olduğu herkesin malumudur. Biz, KKP Avrupa yönetimi olarak, Avrupa ortamında dinamik bir örgütlü yapı yaratmanın güçlüklerinin bilincindeyiz. Bu güçlükleri aşma irademizin olduğunu tüm yoldaşlarımız bilmelidir.
Pratik politikada daha etkin bir düzeyi nasıl yakalarız ve bunun örgütsel ifadesi olarak neleri nasıl ve hangi araçlarla daha iyi yapabiliriz soruları ile ilgili her yoldaşımızın görüş, öneri ve eleştirilerine fazlasıyla ihtiyacımız var.

4- Halkımızın özgürlük mücadelesinin Avrupa’daki gözü, kulağı ve sesi olmak zorundayız. En azından etkili seslerinden birisi olma hedefimize adım adım yaklaşmalıyız. Ülkemizin koşullarından kaynaklanması nedeniyle ulusal ve sınıfsal özgürlük mücadelemiz bir bütündür. Bunun asla gözardı edilmemesi gereken ilkelerimizden olduğunu yoldaşlarımıza hatırlatırız.

5- Avrupa sol, sosyalist ve emekçi hareketleriyle aramızdaki kopuklukları mutlaka aşmak zorundayız. Onlarla ortak eylem ve örgütlülüğün önündeki bizden kaynaklı sorunların aşılması görevi bizlere düşmektedir. İçinde yaşadığımız ortamla ilgili olumlu-olumsuz her gelişme doğrudan bizim yaşamımızı da etkilediğine göre bu sorunlara kayıtsız kalmamız siyasi kimliğimizle de, insani değerlerimizle de örtüşmez. Ancak, vurgulamak zorundayız ki, Avrupa’da yaşayan Kürt ve Türk emekçi kitlelerinde “bana ne”ci bir kayıtsızlık var ve bu kayıtsızlık çeşitli olumsuz sonuçlar doğuruyor. Bu olumsuz sonuçlardan bir tanesi de politik kadro ve bireyleri etkilemesidir. “Bana ne”ci tavrın partililere yansıması yalnız Avrupa’lı emekçilerle ortak eylem ve örgütlenmemizi etkilemiyor, aynı zamanda kendi örgütlenmemizin ve eylemliliğimizin düzeyini de düşürüyor. Çözümler üretmemiz gereken sorunlardan bir tanesi budur.

6- Doğu toplumu olmanın olumsuz özellikleri (bilgiyi esas almama, öğrenmeye isteksizlik, duygusallık, içe kapanıklılık, günlük düşünme, her şeyi yönetenlerden bekleme, abartı, moral değerler ibresinin hızlı iniş çıkışı, denetleme kültürü eksikliği, ataerkil yargıların etkinliği, yazılı ve belgeli çalışmama alışkanlığı vb. vb. gibi) yoldaşlarımızı etkilememelidir. Hedef kitlemizi etkilediği ise somut bir gerçekliktir. Bu gerçekliğimizi bir an bile akıldan çıkarmamalıyız. Çıkarmamalıyız ki, iradi çabalarla olumsuz etkilerini azaltabilelim. Azaltmanın bir yolu yukarıdaki parantez içinde sıralanan ve bunlara ekleneceklerin eksiden artıya dönüştürülmesi ise (örneğin, sözün yerine yazıyı, duygunun yerine aklı ve bilimi koymak gibi) bir başka yolu da gençlere, özellikle Avrupa doğumlu, ya da eğitimini Avrupa’da yapmış gençlere ulaşmamız ve onları giderek artan bir dozda Parti çalışmalarına katabilmemizdir. Gençlerimize doğu toplumu olmanın güzelliklerini özellikle pratikte göstermeli ve öğretmeliyiz. (Ortak çalışmaya ve davranmaya yatkınlığımız, hesapsız dostluğumuz, davamıza bağlılığımız, özgürlük aşkımız, zoru başarma kararlılığımız vb. vb. gibi)

7- Bilinmelidir ki, politik bilinçlenme süreci mesleki vb. öğrenme sürecine benzemez. Mesleki öğrenme süreci, çok kabaca “önce öğrenme, sonra yapma ve yetkinleşme” şeklindedir. Politik bilinçlenme süreci pratik politikayla iç içe yürür. Bu nedenle pratik politikadan ve örgütlü çalışmadan geri durmak bizim yöntemimiz olamaz. Her yoldaşımız ve taraftarımız mutlaka ve mutlaka örgütlü bir yapılanma içerisinde yer almalı, pratik politikada görevlerinin başında olmalıdır. Örgütlü politik faaliyetin her yoldaşımızın daha da yetkinleşmesine önemli katkılar sağlayacağını unutmamamız gerekiyor.

8- Geleceği temsil etme iddiasında olan biz Komünistler “HAKLAR ve GÖREVLER” dengesini bilince çıkarmak ve yaşamımızın olmazsa olmaz bir parçası haline getirmek zorundayız. Hiç bir yoldaşımız kendisini sınırsız haklara sahip bir birey olarak görmemelidir. Gerçi bizim siyasi geleneğimizde haklar yönünde dengeyi bozma anlayışına pek rastlanmaz. Rastlansa da istisnalardan söz edilebilir. Bizim geleneğimizde “görev adamı olmak” ön plandadır. Haklara sahip çıkmamak ve hakları yeterince kullanmamak Parti yöneticilerinin işine yaradığından hoşlarına gidebilir. Partililere ve taraftarlara önerimiz; haklarını da eksiksiz kullanmalarıdır. Herkesin seçme-seçilme, görüş açıklama, eleştiri de bulunma, bilgilenme, hesap sorma ve denetleme gibi temel tüzüksel hakları vardır. Yalnızca görev adamı olmayı hiçbir yoldaşımıza yakıştıramayız.

9- İçinde yaşadığımız Avrupa koşullarının da bir gereği olarak, asıl olarak da gelecek kaygısıyla, örgütlü çalışmamızda, örgütlü çalışmanın gerektirdiği disipline hepimiz uyacağız ama, demokrasiyi de eksiksiz işleteceğiz. Avrupa’da her düzeydeki, her alandaki, önemli ya da önemsiz demeksizin, tüm çalışmalarımız Partili yoldaşlarımıza açık olacaktır. İsteyen istediği zaman bireysel veya kollektif denetleme, hesap sorma, eleştiri ve bilgi edinme haklarını kullanabileceklerdir. Böylece herkes emeğinin boşyere çar-çur edilip edilmediğini öğrenecektir. Yetkili konumlarda olan her yoldaşımız da demokrasi bilinciyle çalışmalarını sürdürecek ve hesap vermeye, denetlenmeye her an hazır olacaktır.

10- Örgütlü çalışmanın önemi ve gereği olarak, tek bir taraftarımız dahi örgütlülük dışında kalmamalıdır. Koşulların uygun olduğu her alanda kollektiviteler yaratma ve bu kollektiviteleri hiyerarşik bir yapıya kavuşturma asıl anlayışımızdır. Eğer koşullar yoksa, bireylerin en yakın kollektif yapıyla ilişkilendirilmesi sağlanmalıdır. Bir alanda bir kişi de olsak, yeteneklerimizin elverdiğince, yazılı ve belgeli çalışmalıyız. Yazılı ve belgeli çalışmayan bir örgütlülüğün ciddiyetinin olmayacağı, tüzüksel işleyişe uygun düşmeyeceği tüm yoldaşlarımızca bilinmelidir.

11- Tüm yoldaşlarımız bilmelidirlerki, bundan böyle “Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” yöntemini uygulayacağız. Ve her karşılaşmamızda “Neler yaptınız, neler yapacaksınız?” soruları asıl gündemimiz olacaktır. Bilineni bir daha hatırlatalım; Her parti organımız ve her yoldaşımız özgül ya da genel sorunlarda kendi gündemini zenginleştirme hakkına sahiptir. YAPTIKLARIMIZ ve YAPACAKLARIMIZ’ sa her günün ve her toplantının değişmez gündem maddeleri olmalıdır.

12- Yapacaklarımız konusunda tüm yoldaşlarımız Parti hattımıza aykırı olmamak kaydıyla sınırsız insiyatif kullanabilirler. Tereddüte düştükleri her an ise bizi arayabilirler. “Neler yapacağız?” sorusunu biraz somutlarsak; somut konular ve politikalar üzerinden Avrupa’da yaşayan Kürdistanlı emekçilerle sürekli ve düzenli bağlar kuracağız. Onlara politikalarımızı anlatacağız ve içlerinden yeni örgütsel ilişkiler derleyeceğiz. Avrupa’da emekçilere durmadan ve usanmadan Ülkemizin ve halkımızın yaşadığı tarihsel haksızlığı ve güncel yakıcı problemlerini anlatacağız. Onların enternasyonal desteğini isteyeceğiz. Hem kendi halkımızın hem de Avrupalı emekçilerin desteğini alabilmek için her platformda onların yanında olacağız. 1 Mayıslar, Newrozlar ve anma günleri gibi önceden takvimlenebilir eylemliliklerin aktiv katılımcıları ve örgütleyicilerinden olacağız. Önceden planlanması elimizde olmayan her kitlesel eylemlilik için gözümüz ve kulağımız açık olmalıdır. En seri şekilde kararlar alıp eylem alanlarına çıkabilmeliyiz. Kendi örgütsel bütünlüğümüz içerisinde pratik politikada yer alamıyorsak, yerel insiyatif kullanmalı; bildiriler, afişler hazırlamalı, materyal çeşitliliği sağlamalıyız. Hiç bir başka şey yapabilecek durumda değilsek bile bir birey olarak katılımcı olmalıyız.

13- Ülkemizin ve halkımızın özgün tarihsel durumu ve konumu nedeniyle her yoldaşımız kendisini Kürt halkının bir diplomatı gibi algılamalıdır. En ufak bir olanağı dahi değerlendirmelidir. Dernek, sendika, elçilik, yerel ya da genel parlementolar, devlet gibi her düzeydeki kurumlarla, olanakların elverdiği ölçülerde ilişkiler geliştirmek gibi uzun vadeli bir görevimizin olduğu aklımızın bir köşesinde hep durmalıdır.Yahudilerin ve Ermenilerin Diaspora çalışmalarının sonuçları biliniyor. Bizler de enternasyonal anlayışımıza uygun yol ve yöntemlerle etkili olmayı mutlaka başarmak zorundayız.

14- Halkımızın Avrupa’daki sesi olma görevimizin bir gereği olarak yabancı dil öğrenmeye özel bir ağırlık vermeliyiz. Yoldaşlarımızın büyük çoğunluğu Kürtçe konuşabilmektedir. Kürtçe okuma-yazma oranı ise düşüktür. Zemini olan her yoldaşımız Kürtçe okuma ve yazma düzeyini yükseltmelidir.

15- ........ .... dergisi ve .... ..... gazetelerine yeni aboneler bulmak, okunmasını sağlamak ve denetlemek sürekli yapacaklarımız arasındadır. Ancak bu görev abone bulmak ve okumakla sınırlı değildir. Dergi ve gazeteye aktif katılımcı olmalarını tüm yoldaşlarımızdan bekliyoruz. Beklentilerimiz herkesin yeteneğiyle sınırlıdır elbetteki.

16- Partili olmanın ve örgütlü çalışmanın önemli kriterlerinden birisi de mali katkıdır. Her partili gücü oranında aidat ödemek zorundadır. Taraftarların gönüllü bağışları taraftar oluşlarının bir gereğidir. Mali konuda disiplinin şart ve tüzük gereği olduğunu her yoldaşımız iyi bilir. Ve bundan böyle her partili minimum aylık gelirinin yüzde biri oranında aylık aidat ödeyecektir. Fazlası özgür iradeye bağlıdır. Öğrenciler ve işsizler sembolik olarak aidat ödeyeceklerdir. Ne kadar ödeyeceklerini ise kendileri belirleyip ilgililere bildireceklerdir. Bu konuda bizim yönetim olarak kendi adımıza söyleyebileceğimiz; Partinin bir kuruş parasının dahi boşa gitmeyeceğidir. Ancak denetim hakkını her yoldaş aksatmadan kullanmalıdır.

17- Biz Avrupa Komitesi olarak, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Parti üye yapısında köklü değişiklikler hedefliyoruz. Hedefimiz; şu anki üye yapısını kadınlar ve gençler lehine değiştirmektir. Parti üye ve aday üyelerinin asgari yüzde 60-70’inin kadınlardan ve gençlerden oluşması için tüm enerjimizi harcayacağız. Yoldaşlarımızdan da bu anlamda duyarlılık bekliyoruz. Özellikle de toplumun bir yarısı olan kadınlarımızı Avrupa da bile eve hapseden, toplumsal ve siyasal yaşamın dışında tutan anlayışa hoşgörüyle bakamayız.
18- Komitemiz, etkili çalışma yöntemine kendi işleyişinden başlayacaktır. Her an, her hafta, her ay biraraya gelebilmenin, ortak düşünme, ortak kararlar alma ve uygulayabilmenin yol ve yöntemlerini bulacağız. Asgari üç ayda bir ise geniş değerlendirme toplantılarını yüzyüze gerçekleştireceğiz. Yoldaşlarımızın hızının bizden geri kalmayacağını umuyoruz.

Tüm yoldaşlarımıza en içten selamlarımızı iletiyor ve başarılar diliyoruz.


KKP AVRUPA KOMİTESİ
2009